Haydar Işık
DERSİM'İN RUHU
28.05.2009
Diaspora acı vatandır. Bir de sürgünseniz, doğduğunuz topraklara gitme olanağınız yoksa acı katmerli olur. Bir zamanlar Dersim'in ruhu ile büyüdüğüm, ak sakallı dedesini tanıdığım ve her gördüğümde saygıyla önünden kalktığım Bava Dursun'un hiç görmediğim tornu, Dersim Belediye Başkanı seçilen Edibe Şahin'i göreceğim. Karşılaşmamız bende bir assoziasyona neden oldu ve bir zamanlar yaşadığım coğrafyadaki acılı insanlara götürdü. O topraklara gidemiyorum. Yaşlanan sabrım zorlanıyor. Artık bir barış olsun, ben de Dersim'e gideyim, açık gözlerle göreyim, düşünüyorum. Gerçi burada gözlerimi kapatıp kutsal topraklarda dolaşıyorum, ama sanal, ama gerçek alemden çok uzak.
Devamı...
KÜRT ALEVİLİĞİ ve DEVLETİN ALEVİLERE BAKIŞI
03.03.2009
Türkiye devleti Halifeliği kaldırmakla beraber, Osmanlıdan devraldığı geleneği tekçi sistemle sürdürmektedir. Kuruluşundan beri Hanefiliği devletin resmi mezhebi yaptığından, doğaldır ki, öbür inançlar hor görülür kenara itilir. Alevilik, özellikle Kızılbaş Aleviliği ise, devletin düşman gördüğü, bitirilmesi gerek inanç olarak görülmektedir. Bir Kızılbaşın Müslümanlığa geçmesi için kırk yıl Hıristiyan olması gerekir, sözü toplumda canlılığını sürdürüyor. Aleviliğin İslamiyet ile ilişkisi olmadığını söyleyen yazarların başında merhum Dr.Cemşid Bender ve Sosyolog Dr. İsmail Beşikçi gelmektedir. Dr. Peter Bumke'nin Dersim'de yaptığı araştırmadan sonra yayınladığı broşürde; Dersimli Kızılbaş Kürtlerin; biraz Hıristiyanlıktan, biraz İslamdan, biraz Yahudilikten ve Zerdüşti inancından öğeler aldıklarını yazar.
Devamı...
Brüksel Konuşması
DERSIM 2008
UNUTTURULMAK İSTENEN BİR KATLİAMI HATIRLAMAK
(Yazıyı PDF olarak okumak için yukarıdaki başlığa tıklayınız)
ERMENİ SOYKIRIMI
25.04.2008
"Eğer biz birbirimizden koparılsak bile, biz yine de bir aileyiz. Birimiz ölürse, şüphesiz hepimizin içinden birşeyler ölür. Şayet içimizden yalnız biri sağ kalırsa, diğerlerinden birer parça onda yaşamaya devam edecektir. Felaketten mutluluk doğmaz. Türkün yaptığı bir çılgınlıktır. (...) Mutluluk vardır, ardından felaket gelir; bazen de felaket olur, ardından mutluluk gelir. Bekleyip görelim, Allah'ın hangi kapısı bize açılacaktır. (...)" "Buradan önümüze düşürülen yolun sizi tekrar geri getirmesini umarım. (...) Ne olursa olsun dönmelisiniz."
DERSİM SOYKIRIMI
02.05.2008
"Yerde yatan onlarca ölünün içinden iniltiler duyunca irkildim. Oldum olası ölüden, ölümden korkardım. Eve giden yol mezarlığın yanından geçtiği için karanlığa kalmadan eve giderdim. Sanki biri mezarından doğrulup sırtımdan yakalayacak sanırdım. Hortlaklar, mezarlıklar üzerine çok şey dinlemiştim. Dersim'de asker olduktan sonra yüzlerce ölü gördüm. Kendim de Alevi olduğum için, bu zalimlerin nasıl canla başla Alevi katlettiklerini nefretle izledim. O zaman teğmendim. (anlattığında emekli Albaydı.) Kutu Deresi'nde taaruza kalkmıştık. Birliğim öndeydi. Bir ara çocuk bağırtısı duymuştum. Siperden sesin geldiği yöne bakınca, askerimin üç dört yaşında bir çocuğu süngülemek üzere olduğunu gördüm. Yapma, diye bağırdım. Yanına gittiğimde, yüzü toz kir içinde hıçkıran Kürt çocuğun gözyaşları adeta dere yatağı gibi aşağı yol yapmıştı.
|