|
Süleyman Deveci`nin 70. doğumgünü mesajı
|
|
|
|
|
|
|
|
Süleyman Deveci
70. Doğumgünü
İnsanlık tarihinde 70 yıl herhalde bir noktanın noktası kadar bir büyüklük ve anlam ifade etse gerek. Ama söz konusu olan bir insan ise eğer bazen bu koca bir yaşam demek. Buralarda hala genç sayılmasa da yetişkin ve sağlam bir yaş gibi dursa da, bizim oralılar için bir ayağın çukurda olması ile eş anlamlıdır.Çok az insan tanıdım 70. doğum gününe ulaşmış ya da geride bırakmış. Öyle demeyin koca Türkiye Cumhuriyeti´nin tarihi geçmişi bile az biraz fazla. İnsan o yaşa geldimi ister istemez şöyle bir geriye dönüp baktığında herhalde nelerde yaşamışım diye ister istemez sorar kendisine. Acaba kaç insan vardır, en azından içinden helal olsun bana. İyi şeyler de yapmışım diyebilen?
Birini ben ve Kürtler iyi tanırlar, tanımalılar. Benim abartısız son dahası bu kusağın değerli Kürt aydınlarından biri diye tanımlayıp düzenli okuduğum Haydar Işık. Daha bu yaz Alman polisince tutuklanıp imza vermeye zorlanan o bilge kişiden bahsediyorum. Bilgeliği bir Alevi Kürdü olmasından kaynaklanmıyor, bir Dersimli olmasından hiç mi hiç. Bilgeliği öze dönüşü bu denli kapsamlı yakalamış olmasında. O yaşta Kürt olup ta çevresini aydınlatan kaç insan tanıyorsunuz.
Haydar Işık bir fenomen. Bizim kuşaklar ve bizden sonrakiler ona iyi anlamalı, kavramalı ve diğer kuşaklara anlatmalıyız. Hepimiz aslında Haydar Işık´ız, olmalıyız, onun kadar ve onun gibi olmak tabiki zor. O kendi toplumumuzdaki çürümüşlüğün, yenilmiş, yok olmuşluğun karşısında bir simge benim için. Belki aynı köklerden geliyoruzdur, onu bir defa görmüşlüğüm, konuşmuşluğum yoktur. Belki bir kaç e-posta kontağım dışında. Birde son günlerde Doz Yayınlarınca incelenen, uygun bulunursa yayınlanacak kitabıma incelik gösterip bir önsöz yazmasının dışında.
Onun malı, mülkü mirası maddi değildir. Hani hep derler ya o gittikten sonra onun kıymetini anlayanlar çoğalacaktır. Aynı Mahmut Baksi´de, Musa Anter´de olduğu gibi. Tabiki katılmadığım, savunmadığım bir sürü görüşü, düşüncesi vardır. Bu da normaldir, aramızda otuz yıllık bir yaş var ki, kültürel ve ruhsal şekillenme olarak epey bir farka tekabül eder. Ama bu ona duyduğum saygıyı sadece körükler ve arttırır. O bu sıralar bizim Kürtlerin babasıdır, yazan, okuyan ve anlayan.
Haydar Işık olumlu, geniş düşünen, yazılarında birlik ve beraberliği düzenli ve haklı olarak işleyen, çok boyutlu yazıp bu toplumun güçlü ve zayıf yanlarını, düşmüşlüğün nabzını ve çözümünü yakalamış son nadir yazar ve düşünürlerimizden biridir. Ona sahip çıkmak, onunla her fırsatta ve ortamda, ihtiyaç duyulan her yerde ve zamanda desteklemek, dayanışmada bulunmak helal süt emmiş her Kürdün görevidir.
Belki o da bireysel bir yol izleyip, Kürtlüğünü inkar edip daha kolay, dayanılır, maddi anlamda da daha rahat bir yaşamı seçebilirdi. Almanya bu konuda kesin ona bir sürü olanak da sunar, onun ev, araba, belki küçük bir köşk bile almasında dolaysızda olsa yardımcı olurdu. Türkiye vatandaşlığından çıkarmaz, belki koca bir ömür boyu duyduğu vatan ve ata topraklarına olan sonsuz özlem ve sıcak hasretleri yaşamaz, sevdiklerinden, insanından bu denli uzak kalmazdı. Ama hayır o aydın, insan ve Kürt sorumluluğu gereği öbür yolu, zahmetli, ceremesi ağır ve büyük, karmaşık, tahammül sınırlarını zorlayan dikenli yolu seçti. Kürtlerin yolunu, onurun ve insanlığın yolunu seçti. Çektikleri de hep bu yüzden.
Dersim´i kıranlar onu, çocuklarını, torunlarını kıramadılar. Haydar Işık´ın bu uzun yaşamından çıkaracağı bence en önemli gurur ve övünç bu olmalı. Ondan sonrakiler onun sönmemesi için uğraştığı ateşi daha bir harlayacak, büyütecek, yayacaklar. Ve o ateş Kürtlere daha bir sıcaklık ve aydınlık verecek. O yaşayan bir anıt olarak hala bugün bile içimizde dikili duruyor, kıymetini bilelim, söylediklerine kulak verelim, saygı ve hürmette kusur etmeyelim.
Onurlu doğum günün kutlu olsun Haydar Işık.
16.9.07 07:11 |
|