http://www.haydar-isik.com/
http://www.haydar-isik.com/
Haydar Isik's Official Web Site Haydar Isik's Official Web Site
http://www.haydar-isik.com/
   HomeHome  KontaktKontakt  Haydar IsikHaydar Isik  Books GalleryBooks Gallery  HomeGästebuch
 

 Home
 Kurdî
 Deutsch
 Türkçe
 
 Archive
 Gästebuch

Videolar
Yeni Youtube Kanalı

Kitaplarım Hakkında

SÊLA SOR

Facebook

MAIN-ECHO, 14.10.2008, Feullieton

Mainz-Netz

Bewährungsprobe im kurdisch-türkischen Beziehungsgeflecht

Was die AKP macht, ist getürkt.

 


Kitap Evi


Tüm Kitapların Yayın ve Basım Evleri


Mezopotamya Yayınları


 HAYDAR IŞIK’tan YENİ BİR ROMAN DAHA: SON SIĞINMA

 ŞAFAĞI BEKLEMEYECEĞİZ- Anı Roman


Rezensionen

 Neues aus der Presse über 'Der Agha aus Dersim'

 Der Agha aus Dersim, Rezensionen von Amazon

HAYDAR ISIK Erinnerungen an einen vergessenen Völkermord

HAYDAR ISIK Ein vergessener Völkermord


Kitap
BİTLİS BEYİ ABDAL HAN’a GÖNDERİLEN KANLI EKMEK



Ahmet Kahraman - Arevik   Drucken  E-mail 

AHMET KAHRAMAN

23 Mayıs 2013 Perşembe

Arevik

Yer yüzünde, göreceli akıl yüzyılı, öbür yanıyla kalabalıkları ele geçirmiş, güç haline gelmiş aç gözlü çetelerin fetih, fatih çetebaşılarının fatih olma sevdalısı çağdı.

Japonya’dan Amerika'ya, Avrupa’ya kadar üç kıtada "güç bende" naralı kabadayılar, göz diktikleri ülkelerin zenginlikleri ele geçirme hazırlığının son aşamasındaydı.

Başkasına kafa tutup, talana çıkma gücü olmayanlar, "fatih" olma keyfini başka yerlerde arıyor, "benimdir" dedikleri toprakları yeniden fethe çıkıyor, "çıban başı düşman" dedikleri yerli halkın soyunu kurutmaya kalkışıyorlardı.

Haydutlaşma çağıydıydı, bu.

O doğduğunda (1937), Dersim dağlarına, fetih seferi vardı. Gökten ölüm yağıyor, yer yanıyor, insanlar kendi kanında boğuluyor, doğmamış bebekler, annelerinin karnında süngülenerek öldürülüyorlardı.

Annesi Zerê (Zarife), Afrika'nın vahşi köpekleri tarafından sarılmış aslanın yavrusunu ağzında gezdirmesi gibi, onu göğsüne bastırıp dağlara kaçmış, "çağdaş medeniyetin yüce temsili" ordunun elinden kurtarmıştı. Yakınlarda olduklarını hissettiğinde, açlıktan ağlayınca, ağzını eliyle kapatmış, sesini boğmuş, iki yıl boyunca, o kaya dibi senin, bu çalılık, ormanlık, o newal û geli benim saklamış, onu yaşatmayı başarmıştı.

Ve o, sonra yangın kokan, kayaları, taşları kan kınalı Dersim’de, "pıncar" topladığı, keçi otlattığı dağların bayırları, mesillerinin kemik ağılı olduğunu görmüştü. Soyu tükenmiş, artık bilinmeyen olmuş hayvanlara ait sandığı kemikler, yaz ortalarında otlar kuruyup, yere baş eğdiğinde, rut görünen ortaya toprağın üstünde apak ışıldıyordu.

Korku hala dağların efendisiydi. İnsanlar, vahşilerin gırtlakladığı yakınları, sevdiklerinden söz etmeye, başlarına gelen belayı anlatmaya korkuyorlardı.

Bunların öldürülmüş, kartallara, kurtlar, vahşileşmiş köpeklere yem edilmiş insanlardan arta kalan olduğunu sonra öğrenecekti. "Medeniyetin" ayağı değmeden önceki yaşanmış hayatların kanıtı ve katillerin insanlık suçu olan "şanlı eserleri…"

Arık kemikten ibaret olanlar ve kurtulma umuduyla mağaralara sığınan, ama orada, "fare gibi" topluca zehirleyerek öldürülen insanların hikayelerini ahir zaman masalı gibi dinleyerek, sabahları sevilenleri yad eden ağıt sesleriyle uyanarak büyüdü.

Bu yüzden daha çocukken, yüreği irin bağlamış bir isyancıydı. İsyanı, çocuk yüreği kinle doldurulduğu içindi. İntikam hissi ise tiksintiden ibaretti.

İsyan ruhunu yüreğinde sulayıp, büyüterek yatılı öğretmen okulunu bitirdi. Öğretmenlik yaparken Eczacılık fakültesi ve sonra sınav kazanarak Almanya’da öğretmenlik yapma hakkı...

Almanya’dayken, halkının katillerine "katil", soykırımcılara "soysuz" dediği için "vatana ihanet" suçlamasıyla vatandaşlıktan çıkarıldı.

Vatanın şerefini kurtarmak için, bu kadarla da kalmadılar. Onların egemenlik alanında, adına neyi varsa hepsine, doğduğu eve, atalarından kalma tarlaya el koydular. Böylece katile katil demenin öcünü aldılar.

Ama bu ona iyilikti. Çünkü, onlarla olan bağlarından kurtulmuş, artık özgürdü. Katile katil derken, artık tek kaygısı yazının estetiğiydi. Neyin ne olduğunu, soysuzluğun hangi derelerde aktığını yazıyordu.

Ha, o mu, Haydar Işık derler, yazdıkça sevenlerin yanında, yeni yeni düşmanlar edinen bu koca Kürdün adına.

Kitaplarının listesiyle, bu daracık yeri doldurmak istemiyorum, ama Kürdistan’ın büyülü kartalını andıran Sultan Selahaddin’den, Kürt Mirlerinden Bitlis Hanı ve Dersim’e kadar uzanan konularda, Kürdistan’ın romanlarını yazdı. Araştırma, çeviri kitapları, sayısız makale…

Sultan Selahaddin romanının Almanca çevirisi yayına hazırlanırken, "Arevik" adındaki romanı Ankara’da Satırarası Yayınları tarafından yayımlandı.

Arevik, Dersim’li bir Ermeni kızıdır. Roman’da, onun hikayesiyle Ermeni kırımı ve kanlı yelpazenin öteki kıvrımında Kürtlerin kaderi anlatılıyor. Kısacası, her yazar bildiği konu ve coğrafyayı Haydar Işık da, yine Kürdistan’ı yazıyor. Kürdü, Ermenisiyle Dersim ve dağlarında mor, mavi, kızıl çakarak şavkıyan orkideleri, kan kızılı Golemaran, baharın sosini, ormanların soluğudur.

Haydar Işık, romanın bir yerinde, günün patlamasıyla Kürdistan’in kadim kültürü ve sonraki zenginleşmesini şöyle anlatıyor:

"Şakaf vaktiydi. Dağların tepeleri sarı, turuncu, pas renginde, Kürtlerin ilk huzmelerini öpüp dua ederek karşıladıkları güneş doğmak üzereyken…"

Bu anlatım, İslam dünyasında bir başka eşi, benzeri olmayan bir sentezin dile getirilmesidir. Yalnızca Kürdistan’a hasın, İslami zenginlik…

Araplar ve diğer halkların İslamdan önce inançları, Tanrısal kutsalları, Mekke’de de putlar, mabutlar vardı. Bir kültürün de simgeleriydi, bunlar. Hepsini terk edip, unutmaya bıraktılar. Kürtler hariç…

Kürtlerin kadim inancı Zerdüştlükte yerle gök arasındaki bütün varlıklar, yani su, hava, toprak, toprağın nimetleri, ateş, gök yüzü, güneş, ay ve yıldız aydınlığı, Tansıllıkla kutsaldı. Bu kültür, Sünnisi, Alevisi, Êzidisiyle bütün Kürtlerin ortak değeridir, bu gün de.

Haydar Işık’ın "Kürtlerin ilk huzmelerini öpüp dua ederek karşıladıkları güneş” diye anlattığı, budur. Kadim kültürden bir parça.

Yanılma payını açık bırakarak söylüyorum: Benim bildiğim kadarıyla, kültür haline gelen eski inancıyla, İslamı Kürtler bağdaştırarak yaşatan, özdeşleştirerek zenginleştiren başka Müslüman halk yoktur.

Averik, bu yönüyle sadece Dersim değil, Kürdistan'dır.







Linie


Linie

 


Yeni Kitap
Arevik: Dersim Tertelesinde Bir Ermeni Kızı
Arevik

Haydar Işık

LETZTE ARTIKEL
AREVÎK
Ahmet Kahraman - Arevik
Terteleden Arevik'e!
Dersim Tertelesi
ALMANYA'DA BİR CAMİ
GÜNEY- BATI ve KUZEY KÜRDİSTAN -kısa bir analiz-
Dersim'e yeni kimlik
KÜRT AĞACI
NAVE MİN RAGIP ZARAKOLU
Komkujî didome
TERTELÊ DERSÎM (DERSİM SOYKIRIMI)
PROF. İSMET ŞERİF VANLI
HAKSIZLIK, TEPKİLER ve DURUŞUM
DEMOKRATİK KÜRT KAMUOYUNA
Kürdün Allah’ı

Bir not...
28.06.2009

Metin Kemal Kahraman Kardeşler'in Dersim Kamuoyuna Açık Mektubu Üzerine

Pressestimmen



 Krieg und Versöhnung



 Poetische Romane und knochenharte Regimes


Books Gallery

Index   

HAYDAR

HAYDAR

HAYDAR


Artikel
Völkermord an den Kurden und die Vernichtung von Dersim
Schikanen des türkischen Generalstab
DIE KURDEN SIND DEMOKRATISCHE KRAFT DER REGION
Die Türkei bestimmt Freund und Feind Israels
KURDEN und KURDISTAN
Wer muss sich schämen?
RASSENWAHN
Kurzsichtige und gefährliche Verwirrspiele: Demokratie ist kein beliebig verwendbarer Begriff
Demokratie ist kein beliebig verwendbarer Begriff
DER SUNNITISCHE ISLAM