| |
| Kitap |
 |
|
|
|
|
|
|
|
'Dersim için yaptığımız öncü çalışmalar
unutulmamalıdır' 
Her yeni yıl yeniliklere
gebedir.
Haydar IŞIK
Daha doğmayan günün ne
getireceğini pek bilinmese bile insanlık tarihine bakınca, ilerlemenin
sürekliliği görülen realitedir. Belki kişi olarak kısa bir zaman dilimindeki
hayatımıza bu değişim yansımayabilir. Ama direniş sürdükçe ilerleme
kaçınılmazdır.
|
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
www.haydar-isik.com Ocak 2012 „NAVE MİN RAGIP ZARAKOLU“ Dersim'de bir söz vardır. „Worek gorede, doman kundaxede bewlî beno.“ Yani kuzu ahırda, çocuk kundakta belli olur. Bu hayat tecrübesinden giderek Kürt halkının dostlarına bakabilirsiniz. Doksanlı yılların ortasında konuğum olan sevgili Ragıp Zarakolu üzerimde büyük bir dost, güvenilen bir insan etkisi bırakmıştı. Bana konuk olan dost ve arkadaşlarıma Münih şehrinin görülecek yerlerini sayarken, Ragıp Hitler'in Dachau imha kampına gitmeyi öncelikle istedi. İyi hatırlıyorum, o tarihte tarihi Belediye Sarayında Alman ordusunun Yahudi halkına karşı işlediği insanlık suçlarının fotoğraf sergisi de vardı. Bu sergiyi de beraber görmüştük. Tabii Ragıp'ın Münih'teki tarihi, kültürel ve doğal güzellikleri yerine bunları tercih etmesi, onun aydın kişiliğinin ve halklara bakışındaki insani dost duruşunun temel yansıması olarak algılamak gerekir.
|
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
Haydar Işık Kasım
2011
Atatürk'le
aynı arabada Kürt giysileri içindeki Diyap Ağa fotoğrafını anımsayanız. O zaman
Atatürk'ün Diyap Ağa ve Hasan Hayri Bey gibi Dersimli nüfuz sahibi şahsiyetlere
ihtiyacı vardı. Köprüyü geçene kadar, ayıya dayı dediler. Ama işleri bitince
köklerini getirdiler. Dr. Şivan bu gerçekliği 60'lı yıllarda söylemişti. Bu
devlet ile barış mümkün değildir. Nitekim Dr. Şivan'ın aile fertleri 54 can
kadın, kız, çocuk, hamile kurşuna dizildiler. Dersimli Diyap Ağa ve diğer dört
Dersimli atanan mebuslar, Türk devletinin kuruluşuna yardım ettiler. Ancak
devlet; ordu, polis, yargı, bürokrasi, basın ayakları üzerine oturunca, Kemal
Atatürk gerçek soykırımcı yüzünü gösterdi.
|
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Kürt aydını daha göçtü bu dünyadan. KNK Başkanı olarak görev yaptığı sırada beraber çalışma olanağım olmuştu. Prof. Vanlı bir çok Avrupa dili konuşan birisiydi. Onu; çok saygın, mütevazi, oldukça geniş düşünen bir tarihçi olarak tanıma şerefine nail oldum. Oldukça çelimsiz, zayıf nayıftı, ama kararlı duruşuyla en ağır yükü kaldıran bir delikanlılık vardı. Vanlı bir Avrupalı gibi davranırdı. Açık ve net konuşur, Ortadoğu hilesinden uzak durur, kimsenin ardından konuşmaz, konuşanlara da hiç değer vermezdi. Büyük bir Kürttü. Bu halkın devlet kurma hakkı olduğunu sürekli vurgulardı. Bazen fikirlerine katılmasa da birlikte Kürtler için çalışmayı, yani koalisyona yatkın tavrı hep saygımı çekmişti, onun bunca eziyete rağmen, Kürt halkının ulusal demokratik hakları için mücadelesini, örnek alınması gerekir düşünürdüm.
|
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
Haydar Işık Kasım
2011
Yeni
ÖZGÜR POLİTİKA „NOT“una MÜTEVAZİ
CEVABIMIZ
Kürdistan
halkının ortalamasına göre epey uzun olan bu yaşıma gelene kadar çok, pek çok
olaya tanık oldum. Çok fena, çok iyi insan gördüm. İnsan oğlu insan olanları
bağrıma bastım. Onlarla övündüm. Örneğin Ahmet Kahraman gibi soylu bir kalem
adamının halkımın içinden çıkması gururunu taşıdım. Yılmaz Güney gibi bir
sanatçıyı ruhuma kazıdım. Açık fikirli, yalan ve riyadan uzak mazlum halkımızın
acısını ruhunda hisseden biri övünç kaynağımızdır, diye düşündüm. Gencecik
hayatını kutsal bir dava uğruna, halkının özgürlüğü uğruna samimi bir tarzda en
ufak çelişkiye meydan vermeden koyanı görünce, onlar ruhumun bahçesinde en
nadide çiçek olarak açıyor. Son günlerde 35 Kürt gencinin kazan bombaları ve
kimyasal ile imha edilmeleri, TC'nin
katliam sürekliliğine, Dersim'de mağaraya sığınanlar nasıl zehirlenmişse, bugün
en hoyrat biçimde dünyanın gözü önünde aynı barbarlığı tekrarlaması, Türk
devletinin geleneksel katliamcılığının hiç değişmediğini gösteriyor. Bugün daha
hallolmamış bir dava var önümüzde, Kürdistan davasıdır. Bu davaya inanmak, onun
için özveri göstermek en kutsalından görevdir. En büyük ibadettir. Hak, hukuk
ve insanlıktır. Bu yola baş koyan çıkar düşünmez, sadece kendisinden katar.
Mağdur ve mazlum halkımıza yardımı en soylu davranış görür.
|
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
Haydar Işık Kasım 2011
Önce
telefonla, maille görüşlerini benimle paylaşan okur ve dostlarıma
teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Yeni Özgür Politika'nın bana karşı
geliştirdiği tavır haklı olarak sorgulanıyor, sorgulanmalıdır. Ulvi emeller
için gayret sarfettiğini söyleyenler, sömürgeci sistem tavrından geri
düşerlerse, mütevazi eleştirimiz normal kabul görmelidir.
www.haydar-isik.com ve Facebook ta okuyabilirsiniz.
|
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
Haydar IŞIK Şubat 2011 Kürtler,
Ankara’yı doğru görseler yeter. Bugün iktidardaki AKP’li müminler (!)
Allah’ı ne gökte ne yerde, müminlerin kalbinde, diye tanımlar. Ama O’nu
yalnız Türkçü, devletçi ve tek Yaratılanı Yaradandan ötürü seviyorum
diyen ise; Allah’ın, Kürtleri de yarattığını hiç düşünmez. Bizim Kürt
Aleviler ki, Mansur el Hallac gibi ruh temizliğiyle O’na varmayı,
‘’Enelhaq ve Vahdeti Vücud’’ erdemliliğini kurar; ‘’O’nu seven benim. Ve
O sevdiğim, benim. Biz bir bedende iki ruhuz, Beni gören O’nu; O’nu
gören de beni görür’’ dediği için Bağdad’ta katledilir. (‘’Şerkoy’dan
Sultan Selahaddin Eyyubi’ye’’ romanıma bakınız.) Dersim’de bize yapılan
ise; Mansur’a yapılan şiddetten yüz bin kez fazladır. Başbakan ‘50.000
kişi katledildi’ der. |
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
1944 yılında Hitler'in emriyle Bautzen Toplama Kampı'nda katledilen Alman Komunist Partisi Başkanı Ernst Thaelmann şöyle der: „Ait olduğum ve sevdiğim halk Alman halkıdır ve ben Alman ulusuna ait olduğum için büyük gurur duymaktayım.“ der. |
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
1948 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen „Soykırımı Önleme ve Cezalandırma Konvansiyonuna“ göre soykırım: „Kasıtlı olarak; ulusal, etnik, ırki ve dinsel bir grubu tamamen veya kısmi olarak tahrip etmek“ olarak tanımlanıyor. |
|
Read more...
|
|
|
|
|
|
|
|
Haydar Işık’ın ”Dersim Tertelesi” romanı ROJAN HAZIM tarafından Kürtçe’ye [Kurmanci’ye] çevirildi. |
|
Read more...
|
|
|
|
|


|
| Haydar Işık |
Mülteci Munzur
 |
|
|
|