http://www.haydar-isik.com/
http://www.haydar-isik.com/
Haydar Isik's Official Web Site Haydar Isik's Official Web Site
http://www.haydar-isik.com/
   HomeHome  KontaktKontakt  Haydar IsikHaydar Isik  Books GalleryBooks Gallery  HomeGästebuch
 

 Home
 Kurdî
 Deutsch
 Türkçe
 
 Archive
 Gästebuch

Kitap Evi


Tüm Kitapların Yayın ve Basım Evleri


Mezopotamya Yayınları


 HAYDAR IşIK’tan YENİ BİR ROMAN DAHA: SON SIĞINMA

 ŞAFAĞI BEKLEMEYECEĞİZ- Anı Roman


Rezensionen


 Der Agha aus Dersim, Rezensionen von Amazon

HAYDAR ISIK Erinnerungen an einen vergessenen Völkermord

HAYDAR ISIK Ein vergessener Völkermord


Tarihi Roman
BİTLİS BEYİ ABDAL HAN'a GÖNDERİLEN KANLI EKMEK

www.haydar-isik.com

28.06.2009

Metin Kemal Kahraman Kardeşler'in Dersim Kamuoyuna Açık Mektubu Üzerine

Biz bu kardeşleri eski grubundan tanırız. Grubuyla sorunu çıkınca dayak yiyen kardeşe, kardeşçe destek verdiğimizi biliriz. Otantik Dersim müziği yapan, sevimli iki kardeş olarak görürüz. Bize getirdikleri haklı-haksız eleştiri, onlara olan sempatimizi değiştirmez. Kaldı ki eleştiri yapmak herkes gibi onların da hakkıdır. Ancak kamuoyuna açıklamadan bana eleştirilerini ulaştırsalardı, daha uygar bir davranış olurdu. Şimdi atılan ok zehirli veya zehirsiz olsun, menzile varmışsa, bize yanıt vermek kalıyor.

1. Haydar Işık, daima Kürt halkının bir dili dört lehçesi olduğunu söylemiştir. Dersim'de ve Kürdistan'ın çeşitli yerlerinde bir bölüm halkımız tarafından konuşulan Kırmanci (Zazaki) lehçesinin Kürtlerin zenginliği ve bir kazanımı olduğuna dün de yarın da inanmaktadır. Bu vesile ile bir zamanlar MED ve MEDYA TV lerde danışma kurulu üyesiyken, Kırmanci lehçesinden programlara daha fazla yer verilmesini savunmuştur. Haydar Işık, KÜRT PEN Başkanı olduğu yıllarda bütün toplantılarda Kürtçe'yi resmi kommunikasyon aracı yapmıştır. Kendisi Kırmanci olarak kendisini ifade etmiştir. Bu gelenek bugün de sürmektedir.

2. Haydar Işık KNK üyesi olarak tartışmalara Kırmanci katılmaktadır.

3. Haydar Işık, Kürt çocuklarına anadil dersi verilmesi için yaşadığı bölgede pek çok müracaat edip Kürt öğrencilerin temel haklarını savunan biridir.

4. Haydar Işık, Sayın M.-K. Kardeşlerin „Kürt ulusunun birliği adına bütün zazaların, Zazacayı unutup Kürtçe öğrenmesi,...“ şeklinde ne yazmış, ne konuşmuştur. Haydar Işık, Kürt lehçelerinin yaklaşımını savunmuş, bunlar arasındaki yakınlıkları ve farklılıkların incelenip ortaya çıkarılmasını düşünürken; halkımızın büyük kesiminin konuştuğu Kurmanci'nin resmi dil olabileceğini söylemiştir. Bu demek değildir ki, Kürtçenin diğer lehçeleri göz ardı edilsin, yok olsun. Anasından öğrendiği dile en az M.-K.Kardeşler kadar sadık biri olduğum tartışmasızdır. Kaldı ki, Sayın Kardeşlerin kamuoyuna açıklamalarında Kurmanci özellikle „Khurmanci“ olarak yazılmıştır. Bunun ise, bazı çevrelerin „Khur“ sözcüğüne nekadar benzeştiğini hemen ifade etmek isterim. Zazaca'nın yaşaması için on yıl önce söylediklerimle bugün söylediklerim arasında çelişki yoktur. Pek çok yazımda bahsetmişimdir. Mesele, önce kurtulmak ve demokratik özerk yaşama kavuşmaktır. Bunu becerdiğimizde, Kürdistan eyaletlerinden biri; gerek konuştuğu lehçe, gerekse Kızılbaş inancı nedeniyle Dersim olacaktır. Eğer özerk bir politik yapı bugün Türkiyesinde mümkün olursa, Dersimli çocuklar elbette anasından öğrendikleri dili konuşacaklardır. Bu düşüncemden hiç ödün vermedim ve bunu hem demokrasi gereği, hem de taşıdığım Dersim ruhuna saygı gereği savunuyorum.

5. M.-K. Kardeşler, öylesine bir hava veriyorlar ki, adeta ben Zazaca'nın bitmesi çabası içindeyim. Bu kanıya gelmelerine üzüntü duyduğumu söyleyebilirim. Demek ki, benden kaynaklanan bir yanlış anlaşılma olmuş. Gayet açıklıkla ifade etmek isterim ki, hayatım boyunca hiç böylesi bir düşünce içinde olmadım. Olamam, olmayacağım. Ancak Haydar Işık'a garezi olan çevrelerin yalan yanlış açıklamaları, Sayın Kardeşleri böyle bir kanıya vardırmışsa, bunda benim ne suçum olabilir?

6. Haydar Işık'ı yakından tanıyanlara sorulsaydı, onun Kırmanciye ne kadar bağlı olduğu öğrenilirdi. Ama biz böyleyiz. Eleştirmek için, Haydar Işık'ı kamuoyunda olmadığı şekliyle gösterirsek, belki bir köşe kaparız, diyenler vardır. Bana hakaret etmekle kendilerinin yüceleceğini sananlar, bilemezler ki, 70 yılın çilesi, emeği, eğilmeyen Dersimli kişiliğiyle Haydar Işık'a değil, Dersim'in kutsal ziyareti Duzgın'e karşı duruyorlar.

7. 70 yaşına gelen Haydar Işık'ın emekli olup köşesine çekilmesi, elini yazma ve konuşmadan çekmesini isteyen Sayın Kardeşler, hadlerini aşan saygısızlık yapmışlar. Eğer Haydar Işık 70. yaş gününde 2000,-€ parayı Dersim'e gönderiyor, bu parayla, yine Haydar Işık'ın kendi katkısıyla açılan Gençlik Kültür Merkezi'ne saygın yazarların romanları alınsın, diyorsa; sizden izin mi almalıdır. Adeta Dersim sizin tapulu malınızmış havası veriyorsunuz. İzin verin de sosyal projelere yardım edelim.

8. Haydar Işık ve arkadaşları, Dersim'i Yeniden İnşa Cemiyeti, Dersim'e yönelik şu işleri yaptılar:

a) Belediyeye bir yol makinesi satın aldılar.
b) Gençlik Kültür Merkezi açtılar ki çocuklarımız ve gençlerimiz orada kültürel ve sosyal çalışma yapabilsinler.
c) Kadın Fırım açtilar. 22 Dersimli kadını üretime katmak sanırım M.K.Kardeşler tam algılayamamış olmalılar. Dersim'de 22 kişiye ekmek veren başka bir kuruluş var mı? Eğer Dersimi Yeniden İnşa Cemiyeti bin bir zahmetle bu işi becermişse, bu Kardeşler en azından saygılı olsunlar.
d) Anafatma Kadın Derneğine, çanak çömlek kursunu sürdürmeleri için parasal yardım yaptı.
e) Dersim'de kadınlara yönelik bir hafta süren anadil ve çocuk sempozyumu yaptırdı.
f) Son olarak da 13 Kasım 2008 tarihinde DERSİM 38 ve 70 yıl sonra' konferansını AB salonlarında tüm zorlama ve engellemeleri aşarak gerçekleştirdi.
g) Dersim'i İnşa Cemiyeti NEWEDE DERSİM gazetesi çıkarıp halkımıza yardımcı oluyor.

9. Şimdi önemlilerini alt alta aldığım bu çalışmaları görmeyenler, bizi sadece kadın fırını açmakla yerenler, dalga geçerek dükkan açmamızı öneren bu kardeşler ne yapıyorlar? Onlar Kürtlerin verdikleri paradan nemalanırken, Haydar Işık yazdığı kitaplardan kazandığını bağlı olduğu, kıtsal gördüğü Dersim'e gönderiyor. Haydar Işık'a dalga geçer gibi Dersime dükkan açsın diyen, acaba bir kuruş yardım yapmış mı? Bir Kürt festivalinde Haydar Işık 70 yaşıyla Dersimi İnşa Cemiyeti Standı başındayken, önünden geçen Kemal Kahraman'a: „Sen de bir yardımda bulun!“ derken, hangi yüz haletiyle kaybolduğunu bilirim. O festivalde Kürtler; onlara siz „Khur“ diyorsunuz, kendisine nekadar para verdiklerini bilemem. Şimdi bu kardeşlere sormak gerekir, biz 22 kadına fırın açtık. Siz de 22 müzisyene bir akademi açsaydınız. Elinizi kolunuzu bağlayan mı var? Nasılolsa 250 uyuşturucu bağımlısı genç varmış. Tabii parayı Türk sahillerinde harcamak size daha zevkli geliyor.

10. Haydar Işık'ın Dersim üzerine yazdığı romanlar, Almanca yayınlandı. Üzerine Alman basınında oldukça geniş rezensiyonlar yapıldı. Bu Dersim'i, onun kaderini tanıtmak değil mi? Neden yapılanlara gözünüzü kaparsınız? Eğer Haydar Işık bugün Dersim'e gidemiyorsa, yaptığı bu çalışmalar nedeniyledir. Peki ya bizim Kahraman Kardeşler?

11. M.-K. Kardeşler, soruyor: „ Yavuz Selim-İdrisi Bitlisi ortaklığı“, „1000 yıllık Türk-Kürt kardeşliği“ adına tarihsel referans... Dersimli Alevi olarak sizi tedirgin etmiyor mu?“ Soruya bakınca, soranın düzeyini ve niyetini hemen anlamak mümkündür. Haydar Işık vatandaşlıktan atılıyor, malı devlet tarafından satılıyor. 31 senedir welatına gidemiyor. Daha tornunu yüzyüze görmeyen biridir. Eğer Dersimli Kürt kişiliği ve Kürtlüğü savunmasaydı, Yavuz ile İdris Bitlisi'nin ortaklığını savunsaydı, herhalde başka bir konumda olurdu. Gerçekten bu Kardeşler neden düşünmeden böyle yazıyorlar? Ya tanımıyorlar, o takdirde haksızlık yapıyorlar. Eğer tanıyorlarsa, böyle bir referansımı biliyorlarsa, belge vermeliler. Böyle bir belge bulamayacaklarını peşinen söylemek istiyorum. O zaman müfteri konumuna düşmüş olmuyorlar mı? Ama dilin kemiği yok, herkes herşey söyler, nekadarı doğrudur, Kardeşlerin yazısından ortaya çıkıyor.

12. „...Kürt siyasi temsilcilerinin farklılıkların karunması adına Zazaca ve Dersim kültürüne sahip çıkan bir açıklaması ya da faaliyelerini biliyor musunuz?“ Açık söyleyeyim bu sorunun ardında düşmanlığa varan müthiş bir önyargı duruyor. Eğer Kürtler kurumlarında Kırmanci'ye karşı dursalardı, başta Haydar Işık her türlü ilişkisini keserdi. Kaldı ki kendileri pek çok defa Kürt TV de program yaptılar. Acaba kendilerine farklı, küçümseyen, düşmani bir tavır mı gösterildi? Kürt hareketi, Sayın Kardeşlerin tahmin edemediği kadar Kırmanciye ve Dersim değerlerine bağlı ve saygılıdır. Gönül isterdi ki, çok zengin bir halk olalım, kendi kültürümüz ve dilimiz üzerindeki baskıları açacağımız kurumlarla TV, gazete, radyo vs ile gösterelim. Buna rağmen Kürt TV sinde Kırmanci/Zazaki programlar var. Özgür Politika da makaleler yayınlanıyor. PİNE diye Türkiye'de bir gazete çıktı. Kapanana kadar buna ben dahil diğerleri Kırmanci yadık. Azadiya Welat'ın teklif ettiğini bilirim. Ayrıca pek çok kez önerdik. İşte TV, işte gazete, buyurun Zazaki yazınız. Ama Kürde düşmanlık, başka bir deyişle Kürdü inkar edip yeni bir halk ve ulus peşinde olanlar, Kürtlerin öncülük yaptığı bu kurumlara da düşmanca yaklaşım gösterdiler. Kürde düşmanlıkta devleti solladılar. Buyurun M.-K. Kardeşler desin ki, biz duymadık, okumadık. Madem ki Zazacılığı kurtarmak istersiniz, sizin yolunuza taş koyan mı oldu? Kürde yaklaşmamak için, hatta ona gizli açık düşmanlık nedeniyle yapmadınız. Sizin gibi Türk sahillerinde esmerleşenler elbette ateşten palamut toplayan Kürtten kaçar. Bari ateşle oynayana saygı duyup edebinizle oturunuz. Önünüzde oynayacağınız kadar kül var. Kürtlerin çalışmalarını bir çizgide silmek, görmemek çok önyargılı olmak demektir.

13. Güneyde SORANİ'nin resmi dil olmasını ben de eleştiriyorum. Ama orayı yönetenlerin kararına da saygılı olmak zorundayız. Hatta biz Arapça harfler yerine Latin harflerinin kullanılmasını gerekli görmekteyiz. Sayın Kardeşler, dünyaya düzen vermek istiyor. Bunca global düşünmelerine ne gerek. Onlar, „Ayı dokuz türkü biliyor. Dokuzu da armut üzerinedir.“ dediği gibi, başka bir şey düşündüler mi?

14. „Seyid Rıza yaşasaydı Rüsselsheim Festivaline gelirdi.“Benden alıntı yaparak ilave etmişler: „Okur yazar olmayan, Türkçe bilmeyen Seyid Rıza'nın bu duruşu için de yine bildik devlet kaynaklarını ve Nuri dersim'iyi belge olarak göstermişsiniz.“

a) Ancak hangi devlet kaynağı verdiğimi yazmıyorlar.
b) Nuri Dersim'iyi belge olarak verdiğim hoşlarına gitmemiş olmalıdır. Sayın M.-K Kardeşler, demek ki Nuri dersimi'nin yazdıklarını kabul etmiyorlar. O zaman kendileri incelemişlerse, neresinde yanlış var, yazmaları gerekirdi. Yoksa bu kardeşler tarihçi mi? Ben çok gördüm, gazete okuyanın filozofluk beyanını, Hürriyet okumak ile dünya siyaseti yapanı, Tarih derslerinde aldıkları yalan bilgilerle dünya tarihçisi olduklarını söyleyenler oldu. Burada durum pek farklı olmasa gerek. „Seyid Rıza Rüsselsheim gecesine vize alarak mı katılırdı: yoksa savaştan kaçıp buralara iltica ettiği için Münih yakınlarından otobüse binip mi gelirdi: gecenizde konuşma da yapar mıydı; newededersim isimli kurumunuzda ölmüş Dersim'i diriltmek için o da uğraşır mıydı; yönetime de girer miydi; sizden sonra 2. Başkan olur muydu? Seyid Rıza'yı davet edebileceğiniz başka bir etkinliğiniz ya da projeniz yok muydu?“ Bu sorularda sitem mi var, kaygı mı var, çarpıtma mı var, hakaret mi var, yoksa düzeysizlik mi var? Bana göre hepsinden biraz var. Ben şahsen bu Bayları yakından tanımıyorum. Neden bana kafa takmış olduklarını anlamış değilim. Kime hizmet ettikleri, neyi amaçladıkları pek anlaşılmıyor. En azından ben bilmiyorum. Ancak Seyid Rıza'nın mektubunu yayınladığım için, rahatsız olmuş olmalılar. Seyid Rıza mektubunda Kürt ve Kürdistan kavramlarını vurguladığı için onun Kürtlük ve Kürdistan için hayatını verdiğini söylemem, Kahraman Kardeşleri üzmüş olmalıdır. Bu fikirleri yazmam açıklamam Kürt düşmanı çevrelerin korkunç hakaretlerine maruz bıraktı. Kahraman Kardeşlerde de aynı tendensi görmek mümkündür. Bu Kardeşler kendilerini Kürt görmezler. En azından basında ben karşılaşmadım. Eğer yanılıyorsam, açıkça söylemediklerine delalettir. Dokuz türkünün dokuzu da armut üzerine olunca, ötesi bizi doğruluyor demektir.

15. Biz Rüsselsheim'de Kırmanci veya Kurmancı dua yapılmadığını eleştirdik. Kendi dilimiz ve kültürümüz ivedi olarak birinci sıraya konmalıdır. Benim Kırmanci yazmamam ise, şüphesiz benim eksikliğimden kaynaklanıyor. Bu demek değildir ki, ben anamın diline bigane duruyorum. Mücadele için hayatını kaybeden Kürt; ister Zaza, ister Kurmanc olsun bizim değerlerdir. Onlar bu halkın anadiliyle kendisini ifade etmesi, özgür yaşaması için hayatını verdiler. Şüphesiz bir kültür insanı olarak bu konuda pek çok çalışmam var. Ancak yaptığımız herşeyi, birilerinden izin alarak yapmayız. Bunun gibi şunu yaptım diye Kardeşlere rapor veremem. Eğer bu arkadaşlar gerçekten aydın tavrıyla hareket etselerdi, önce Haydar Işık ne yapmış ona bir göz atarlardı. Kanımca kendilerini hiç bir zahmete sokmadan çok banal açıklama yapmışlar. 16. M.K.Kardeşler, açıklamalarında „Zazacı“ kimlik giyindiklerini satır aralarında veriyorlar.

17. „Fırın ya da bakkal dükkanı açarak Dersim'deki işsizliğe çare aramak mıdır? Hadi böyle bir hizmet yaptınız, (…) bu fırını ileri sürüp önüne gelene küfür etmek midir, sizin fikir dünyanızın sınırları?“
Bir kere nekadar ayıp yaptıklarını görmüyorlar. Görmek istemedikleri gibi amaçlı provokasyon yapıyorlar. Benim gibi düşünmeyene küfretmek işim değildir. Kişi kendisine „Ben Kürt değilim.“ Ben Türkmenim“ „Ben Aleviyim“ „Ben Zazayım“ „Ben Türküm“ vs diyebilir. Kişi kendisini inkar edebilir. Kendisinin bileceği iştir. Ama eğer kişi „Dersim Zazadır“ diyorsa, o takdirde durum farklılık arzeder. Kürt halkının mücadelesine yıllarını veren biri olarak, bunun doğru olmadığını yazmak bize kalıyor. Kaldı ki, AKP ve Genelkurmay çok açıkça Kürt halkını Kürt ve Zaza diye ayırıyorlar. Kahraman kardeşler; Seyid Rıza Alevi olduğu için mi, Zaza olduğu için mi yoksa Kürt olduğu için mi darağacına götürüldü, sorusuna açık cevap versinler. Eğer bilmiyorlarsa, İhsan Sabri Çağlayan'ın kasetini dinlesinler. „Dersim Kürtleri...“ diye konuşuyor.
Biz çok iyi biliyoruz ki, pek çok kişi devletle beraber Dersim'in Kürt olmadığı üzerinde çalışıyor. Biri biz Dersimciyiz derken, diğeri biz Türkmeniz diyor. Bize düşen de kanıt getirip sormak oluyor. Seyid Rıza niye darağacına gitti? Hangi amaç için uğraş verdi? Sanırım burada M.-Kemal Kardeşler, kendilerinin ilkel anti Kürtçülüklerine taş koyuyoruz diye öfkeleri olmalıdır. Tabii objektif olamayacağını da biliyorum. Bizim ki yazdıklarından çıkardığımız yorumlamadır.
„Zazacılık“ söylemiyle ortaya çıkanların devletin ajanı olduğu bilinir. Son zamanlarda ise Kürt ve Dersim değerlerine hakarete vardırıldı. Kahraman Kardeşlerin de gerek Seyid Rıza, gerekse Nuri Dersimi'yi eleştirmeleri, bu kervanda olduklarını gösteriyor. Aslında bu söylemlerin ardında devletin olduğunu, bazılarının bunu bilinçli olarak yaptıklarını yazıp; bunları işbirlikçi, devlet yanlısı, ajan olduklarını anlatınca, Sayın Kardeşler küfür görüyor. Biz, eğilmeyen Dersimli kimliğimiz nedeniyle, yazdıklarımızın altına adımızı yazarız, kimseye ne anonim küfür ederiz, ne de haksız eleştiride bulunuruz, ta ki bu kişinin açık şekilde devletin piyonu olduğu ortaya çıksın. Kürt halkının kanı pahasına ortaya çıkardığı kazanımlara düşmanlık yapsın. Haydar Işık, Kahraman Kardeşlerin izni olursa, insana değer veren Dersimli Kızılbaş kültürün yolundadır.

18. Biz, TRT 7 de „Zazaki ve Dersimce“ isteyenleri eleştirdik. Bunu istemek işbirlikçiliktir, sahtekarlıktır, diyoruz. Nedenimizi de söylüyoruz. Kürtçe anayasal yasak altındayken bu programlara çıkıp gıy gıy yapmak Kürde hakarettir. Bilemiyorum, galiba bu eleştirimiz Sayın Kardeşleri kapsamış olmalı. Acaba kendileri TRT 6 da boyveriyorlar mı? Eğer çıkıyorlarsa, veya biri çıkmışsa, o zaman demek ki ranttan nemalanıyorlar. Bari o zaman sessiz kalsınlar.
Sonuç olarak Metin,- Kemal Kahraman Kardeşlere şunu demek istiyorum. Nesiniz siz? Eğer ben Kürt değil, Zazayim diyorsanız, buna kimsenin diyeceği yoktur. Ama gizli Zazacılık yapıp Kürtleri bölmeyi amaçlayan, devlete karşı zayıf düşüren, bölen parçalayan konumundaysanız, bu işi mertçe açıklayınız. Kimin hangi safta olduğu artık toplum tarafından bilinmelidir. Bir diğer önerim ise; size Dersim festivalinde mikrofon veriyorlar. Madem ki Dersim Zaza, dili Zazaca'dır dersiniz; orada tavrınızı açıkça ortaya koyunuz. „Biz Kürt değil Zazayız!“ deyip tavrınızı ortaya koyabiliyor musunuz? Eğer bunu açıkça yaparsanız size saygı duyarım. Ama her sakala bir tarak, kanımca zayıf karakter meselesidir. Bir iki türkü toplamak ve okumak şüphesiz saygın bir çalışmadır. Bu nedenle takdirlerimi arzedeyim. Ancak size kimse bu tarz beni eleştiri hakkı vermez. Haydar Işık mı yoksa siz mi Dersimlisiniz, ona Dersimliler karar verir. Bence böyle akıllı (!) eleştiri yapacağınıza, şöyle boydan boya aynanın karşısına geçip kendinize bakınız. Bilesiniz ki, Haydar Işık eğer bugün çile çekiyorsa, bütün ailesiyle acı içindeyse, bunu halkına olan sevgisi saygısı nedeniyle çekiyor. Peki siz ne yapıyorsunuz? Zaza geçinip Kürt rantıyla kazandıklarınızı kim bilir hangi sahilde harcıyorsunuz. Dersim için bunca çalışması olan Haydar Işık'a saygılı olmadığınıza göre, bunun bir nedeni olmalıdır. Onu erkekçe açıklayınız. Bana mahlas ile, bir kaç kişi de kendi adıyla hakaret ediyor. FDG ve Türk solundan umutsuzluğa düşen Alevici, son zamanlarda da Zazacı, Dersimci olan cahil cühela, soyu sopu bilinmeyen, hatta Türk MİT'inin, Genelkurmayın, temsilciliklerinin yardımıyla küfür yağdırılıyor. Önce Dersimli özünüz olsaydı, Haydar Işık'a neden küfredersiniz diye bu sapkınları eleştirirdiniz. Ama siz de o kervana katıldınız. 13 Kasım Dersim Konferansı bu küfürlere start verdi. Şüphesiz anonim küfürler site sahiplerinedir. Biz bu küfürbaz alçaklara yanıt verecek değiliz. Ama devletin gizli uzantılarını, Kürt düşmanlığından nemalanan kesimlerin maskesini düşürdüğüm için küfrediyorlar. Siz adınızla yazdınız. Ama hemen onların forumunda boy verdiniz. Sütre gerisinde kalmaya çalışsanız da en azından adınızla bana hakaret etmeyi düşünmüşsünüz. Bilesiniz ki, ben ne arazimi baraj yapılsın diye devlete istimlak ettirip, sonradan da barajlara karşı duran Yaşar Kaya'yım, ne de diğeriyim. Önce bunu öğreniniz. Ben Dersim için emek veriyorum. Paramı veriyorum. Zahmetini çekiyorum. Bunları halkıma bağlılığım gereği yapıyorum. Ama sizin gibi rantçıların sütre gerisinden top atanlarına; siz nesiniz, nerede duruyorsunuz, diye sormak zorundayım. Açıklayınız ki öbür eleştirilerinize yanıt vereyim.
Bu vesile ile selamlar.
Haydar Işık

LETZTE ARTIKEL
Süleyman Deveci`nin 70. doğumgünü mesajı
MELBOURNE KÜRTLERİ
AVUSTRALYA KÜRTLERİ
HAYDAR IşIK HAKKINDA BASINDAN HABERLER
DERSİM 38’i Unutmak
“TEKİL DEVLET” VE KÜRTLER
Warê
Kürt hakký
DERSÝM’Ý TUNCELİ YAPAN OKULLAR
Zone (Zımane) Dayike
AMIGRA`nin RÖPORTAJI
Bedro Dağý Şehitleri ve Tunceliler
SEYÝD RIZA ve KÜRTÇE
AB, Kürtleri halk görmüyor
BARIŞ ve KÜRTLER

Pressestimmen



 Krieg und Versöhnung



 Poetische Romane und knochenharte Regimes


Books Gallery

Index   

HAYDAR

HAYDAR

HAYDAR

Artikel
Völkermord an den Kurden und die Vernichtung von Dersim
Schikanen des türkischen Generalstab
DIE KURDEN SIND DEMOKRATISCHE KRAFT DER REGION
Die Türkei bestimmt Freund und Feind Israels
KURDEN und KURDISTAN
Wer muss sich schämen?
RASSENWAHN
Kurzsichtige und gefährliche Verwirrspiele: Demokratie ist kein beliebig verwendbarer Begriff
Demokratie ist kein beliebig verwendbarer Begriff
DER SUNNITISCHE ISLAM